Bir ayrımı yapma lüzumunu kedimizde görmekten alamadık. Bu yazının
veçhesini tayin edecek önemli bir husustur.
Bu yazılar yazmanın maksadı nedir? Çalakalem girişilen bu
teşebbüs kafalarda oluşacak olan tenvirata vesile olacağını bizatihi kalem tutan
kişi de iddia etmemektedir. Peki öyleyse maksat nedir.
Gaye umumiyetle sıkışmışlığın adıdır. Nedir bu sıkışmışlık? Doğu
– batı veya oryantalizm, mistisizm hatta modern batı felsefesinin arasında
kalmışlığın bir nümayanıdır. Yani o kadar açıktır ki kendisi kaybeden olmanın
yanında hangi cemiyete mesul yada muhatap olduğunu bilememektedir.
İşte Ahmet Rıza Eskibey böyle bir karakter zümresi içerinde dercolmuştur.
Diyebilir misiniz ona hem materyalist tedrisattan geçtin hem islam oldun. Ve sonunda
hiç oldun.
Bu ayrıma tarihteki simadan bahsedip mevzuyu uzatmamaktır. Neden
bu sima gereksinime başvurulmuştur. Çünki ad olarak hem esinlenilen hem de
benzer özellikler barındırdığı içündür.
Fakat bu sima ile hiçbir alakayı hususu yoktur. Yalnız benzerlikler
vardır.
Osmanlının 19 yy daki önemli aydınlarından Ahmet Rıza Bey ile
Eskibey’in ittihatçılık dışında pek benzerliği yoktur.
Daha ifadeyi açık etmek gerekirse Eskibey nostaljik yaşayıp
bugünü ifade etmektedir. Yani ruhu geçmişi teşmil etmiş fakat bedeni yirmi
birinci yüzyılda kalmıştır.
Bu yüzden A.R. Eskibey’i yanlış anlamayın o şuan yazıyı icra
eden ile ruh ikizi olmuştur. misal beraber ağlayabiliyoruz, aynı kadına aşık
olup ölümüne kavgada edebiliyoruz sonra ikimizde o kadından vazgeçiyoruz. Ben bilgisayarda
oyun oynarken o duvarlara şiir yazıp bağıra bağıra kafamı düzmektedir. Bazen ben
atlı süvari gibi evin içinde tepinirken o derin yalnızlıklar içinde olabiliyor.
Her zaman kendisine belirtmeme rağmen sen ben değilsin ben
de sen değil
Yine yanıma gelip Balzac okuyalımmı diyor.
Eskibeyoğlu Ahmet Rıza
eskibeyahmet@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder