2 Temmuz 2016 Cumartesi

Eskibey’den Eski hikâye


Buraya aktarılan yazının tamamen kurgusal olduğunu söylemek zorundayım. Hayalleri ile avutur insan kendisini ezcümle yaşamak zorunda olduğu sıkıntıların üstünü örtmek için
Olağanın dışında gökyüzüne bakmak gerektiğini düşünüyorum her gün kafanı kaldırıpta yeni şeyler göremiyorsan körsün. İşte bunu yapan birisiydi; Şafakbeğ
Yolda yürürken ağır ve kararlı yere basardı. Temas ettiği yerle sanki akdi vardı. Bütün organlarını tam teşekküllü çalışıp çalışmadığını kontrol ederdi bütüncüldü. Bütün organların koca kâinatla kesif bir ilişki içinde olduğunu düşünürdü. Damarları gök taşlarına mesaj veriyor, uydular gezegenler kalbiyle veya zihniyle iletişim kurmaya çalışıyordu. Masum düşüncelerdi insan merkezli olmayı arzu ediyordu. Vasıfsız değildi aciz insan telkinleri arşta gezmesine engel oluyordu. Şefakbeğ çevresinde kulağını boş yere dolduran şayialara pek inanamazdı, gerçekçiydi yalnız kendisini arşınlamak işitiyordu. Sınırsız ufuklarda kendini bulmak istiyordu.
Kalabalık yerlerde dolaşmayı sevmezdi. Tenha yerlerde kişioğlunun göremeyeceği birşeyler arardı bulurmuydu bilemeyeceğim. O duyarsız değildi sakindi sadece engelleyemediği bazen uçup giderdi, yanındaki adama durakta dalıp giderdi. Ağzı değil gözleri konuşurdu bazen de hiç susmazdı o gözler, bazen de çok asabi ve öfkeli konuşurdu o gözler
Aslında sıradan iyi bir vatandaştı Şafakbeğ sadece çok düşünür belkide düş görürdü.

Eskibey Ahmet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder