Aslında divanelikte
bir meslektir. Kaldırımları ayaklarıyla konuşturan sokakların orkestra şefidir.
İki eli arkadan bağlı baş aşağı pencereden sarkıtılan adama bir bakın, sanırım
Jirondenlerin mahkûm ettiği ihtilal kaçığı; zannımca divane. Başkaldırının baş aşağısı
bu mahkûma gökyüzü oldu. Sokakların dehşetli çığlığı, sokaklarda insanların
yüzlerinde göremediği ışığın atiden temsilcisidir divane. Az önce şapelin
duvarına dökülmüş şarabı yalayan bir köpek göründü. Eski bir plakçının önündeki
oturaklara saplanmış kırmızı topuklu ayakkabısıyla, sarı lacivert çubuklu
Fenerbahçe forması giyen kadın çoktan kendisini bu sevimli dükkânın içinden
dışarıya oksijen veren Niccolò Paganini’nin keman virtüözüne kaptırmış, belki de
ona divane olacak birini bekliyordur.
Abraham J.
Twerski ve Sadhguru’nun iç sezileri bir yerlerden tanıdık gelmektedir. Modern Yunus
Emre’ler kazanmanın yolu belki divaneliktir. Görünmeyeni görmek için çabalamak
yerine, görünene saygılı olmak ve biraz derinlere nüfuz etmek gereklidir. Etrafa
yayılacak paramiliter divanelere de dikkat kesilmek gerekli olacaktır.
Bu nevrotik asi
ruhu divanelikle taçlandıran bir anne var; adı Michiko Malandro. Arsızlar masasının
çirkef düzenine oyunun kartlarıyla mücadele eden kadın örneğinin kurgusal
zekanın, anne-kızı ilişkisinin nadir örneklerinden biridir. Her an boyna indirilecek
bir baltanın ansızın kesilecek bir soluğun cesur endişesini yaşayarak değil,
infazcıların dünyasına kendini ait hissederek endişelerin tümünü bertaraf etme
gayretindedir. Divanelikteki başka önemli payı da kocası olacak Hiroshi Morenos’a
vermeden de edemeyeceğiz.
Ahmet Rıza Eskibey
eskibeyahmet@gmail.com
eskibeyahmet@gmail.com